Doç. Dr. Özlem Acar Orman | Dental Klinik

İmplant Tek Seçenek mi?

Ana Sayfa > Blog > İmplant Tek Seçenek mi?

İmplant uygulamaları diş hekimliğinin olmazsa olmaz tedavilerinin başında geliyor. Günümüzde, tek diş eksikliğinden, tam dişsizlik vakalarına kadar çok geniş bir yelpazede implant uygulanmaktadır. Doğru uygulamalarda hastalarımıza dental ve duygusal katkıları tartışmasız çok yüksektir. Durum böyle iken, öncelikle benim bu sorunun cevabına yoğunlaşmama neden olan sürece değinmek istiyorum. Bir süredir kliniğe başvuran birçok hastamın çok sayıda dişini çektirme kararını vermiş olduğunu (bazı vakalarda tüm dişlerini) ve implant yaptırma konusunu netleştirmiş olduğunu görüyorum. Sıklıkla karşılaştığım bu tablo, bu yazıyı yazmamın temel sebebi oldu.

Diş tedavileri planlanırken, implant olsun ya da olmasın her bir birey bizim için özeldir, bu nedenle tedavi de o kişiye özel olarak planlanmalıdır. Tedavilerin amacı bireyin diş sağlığını yeniden kazandırmak ve idame ettirmektir. Artık bunun mümkün olamadığı durumlarda ise son nokta dişin çekilmesidir. Bir diş hekimi ve hastası için verilecek en zor karar muhakkak ki diş çekimidir. Ancak son zamanlarda implant tedavilerinin yaygınlaşması, ulaşılabilir olması ile birlikte ‘diş kaybı’ laik olduğu önemi göremiyor mu endişesini hissediyorum.

Diş çekimine karar vermeden önce bir dişin kurtarılabilmesi için tüm tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi çok kıymetlidir. Bu noktada kanal tedavileri, başarısız kanal tedavilerinin yenilenmesi, aşırı diş dokusu kaybı olan vakalarda kuron uygulamaları, diş eti hastalığı olan bireylerde küretaj ve flep uygulamaları ilk bakışta yapılabilecek uygulamalardan sadece bir kaçıdır. Bir dişin çekimine karar vermeden önce tüm seçeneklerin elimine edilerek karar verilmesi temel gerekliliktir. Elbette bazen bu süreç zorluklarla ve tekrarlayan tedavi seanslarıyla devam edebilir. Terazinin bir tarafında uğraşlar neticesinde kendi dişimizin ağzımızda kalması ve o dişimize hep çok iyi bakmamız gerektiği ile ilgili uzun tavsiyeler diğer tarafında ise, hızlı bir implant süreci ve protetik üst yapının yapılması. Durum böyle iken karar vermek oldukça zor. Bu kararı verirken elbette hastalarımız yalnız değiller, biz hekimlerin görevi iki seçenekte de sizleri bekleyen tüm artı ve eksileri eksiksiz anlatmak ve size karar sürecinde farkındalıklar yaratarak yol gösterici olmaktır. Hepimiz dişlerimizle ilgili birçok deneyime sahibiz; biliyoruz ki, yeterince özen göstermezsek çürük, kanama, sallanma, ağrı gibi şikayetler sonucu dişlerimizi kaybedebiliriz. Peki ya terazinin diğer tarafındaki implantlar ve üzerine yapılan protezler, onlarla ilgili yeterince bilgiye sahip miyiz? Bu noktada görev yine biz hekimlere düşüyor. Hastalarımızın yaşamlarının geri kalanında kullanmayı planladıkları, implant üzerine yapılan protezlerle ilgili tüm detayları anlatmaya çalışmalıyız. Çiğneme konforu, bakım gerekliliği, estetik beklentilerin ne kadar karşılanabileceği, sürdürülebilirlik, implant üzeri protezlerin ne sıklıkla değişime ihtiyaç duyabileceği, hangi durumlarda implant kaybı yaşanabileceği, tekrar implant yapmanın mümkün olup olmadığı gibi belki de siz hastalarımızın o an fark edemediği, ancak farkındalığınızın oluşturulması gereken konular uzun uzadıya konuşulmalıdır. Ancak bu farkındalık oluştuğunda doğru bir karar verebilmenin mümkün olduğuna inanıyorum.

Dünya Sağlık Örgütü, insan ömrü konusunda hem ortalama yaşam süresi hem de sağlıklı yaşam süresi konularında düzenli veriler ve analizler yayınlamaktadır. Dünya Sağlık Örgütünün 2025 yılında yaptığı tanıma göre, 45-59 yaş arası orta yaş, 60-74 yaş arası genç yaşlılık, 75-89 yaş arası ileri yaşlılık, 90 ve üstü yaş ise ihtiyarlık kategorisine alındığını artık biliyoruz. Hepimiz uzun ve sağlıklı bir yaşama sahip olmak istiyoruz ve görünen o ki, uzun yaşama konusunda epey yol alındı. Bu bilgi ışığında hepimizin aklına gelen soru şu, peki biz implantlarımızı ne kadar süre kullanabileceğiz? İmplantlarımıza nasıl bir bakım uygulamalıyız? İlerleyen yıllarda dişlerimi kaybettiğim gibi implantlarımı da kaybedebilir miyim? İşte bu nedenlerle çok basit bir karar gibi görünen diş çekimine birde buradan bakabilmek yararlı olacaktır diye düşündüğüm için bu sayısal verileri de paylaşmak istedim.

Benim kişisel görüşüme göre; dental implantlar diş hekimliğinin en mucizevi tedavisi olmaya aday. Tek diş eksikliğinde; hastanın dişsiz boşluğa bakan dişlerini kesmeden tedavi yapabilmekle başlayan, hiç dişi olmayan bir kişide sabit dişlerinin olmasına kadar imkan veren geniş bir yelpazeye sahip. Yeter ki, doğru seçimlerle, etik planlamalarla ve dikkatli uygulamalarla hastalarımıza implant tedavilerini yapabilelim.